Fibromiyalji sendromu olarak ta adlandırılan fibromiyalji halk arasında sıklıkla kas romatizması/iltihapsız kas romatizması olarak bilinmektedir...
Fibromiyalji
sendromu olarak ta adlandırılan fibromiyalji halk arasında sıklıkla kas
romatizması/iltihapsız kas romatizması olarak bilinmektedir. Yaygın vücut
ağrısı, hassas noktalar, yorgunluk, sabah yorgun uyanma, uyku düzeninde
bozukluk, mide-bağırsak sistemi rahatsızlıkları, depresyon gibi durumların
eşlik edebildiği kronik bir rahatsızlıktır. Kadınlarda ve orta yaşlarda daha
sık görülmektedir.
Fibromiyalji son yıllarda ‘Santral Sensitizasyon
Sendromları’ olarak adlandırılan kronik yorgunluk sendromu, irritabl barsak
sendromu, gerilim tipi başağrısı, migren, miyofasiyal ağrı sendromu, huzursuz
bacak sendromu, premenstrüel sendrom gibi hastalıklarla beraber
değerlendirilmektedir. Fibromiyalji tek başına görülebildiği gibi bu
hastalıklarla beraberde sıklıkla karşılaşılmaktadır.
Fibromiyalji Nasıl
Gelişir?
Kesin nedeni henüz bilinmemektedir. Ancak üzerinde en sık
durulan nedenler: genetik yanısıra enfeksiyon, uyku ve hormon bozuklukları,
stres olarak öne çıkmaktadır.
Yapılan birçok çalışmada aynı aile içinde fibromiyalji
sıklığının daha olduğu gösterilmiş olup genetik geçiş özelliği üzerinde
durulmaktadır.
Özellikle
SARS-Cov2 enfeksiyonu gibi viral enfeksiyonlar başta olmak üzere salmonella ve
bruselloz benzeri enterik bakteriyel enfeksiyonlar sonrası görülme sıklığı daha
yüksektir.
Duygusal
stres sonrasında gelişen fibromiyaljide hormon ve uyku bozuklukları ilişkisi
gösterilmiştir. Aynı zamanda hastalarda REM-non REM uyku döngüsü bozukluğu
sıktır.
Son
yıllarda ‘Geçirgen barsak sendromu, SİBO, mikrobiata’ gibi özellikle sindirim
sistemi patolojileri ile fibromiyalji ilişkisi üzerine çok sayıda makale
yayınlanmaktadır.
Fibromiyalji Belirtileri
Nelerdir?
En sık görülen şikayet ağrıdır. Sıklıkla sırt ve boyun
bölgesinde olmasına rağmen kollarda ve bacaklarda da ağrı ve uyuşma şikayetleri
vardır. Kas ağrısına eşlik eden hassas noktalar tanı kriterleri içersinde yer
almaktadır. Ağrı stresle, uykusuzlukla tetiklenmektedir. Ayrıca birçok hasta
gezinen ağrı ile beraber kol ve bacaklarda uyuşma ve şişlik şikayetinden
yakınırlar.
Sabah yorgunluğu, uykudan dinlenmeden uyanma, sürekli
uyku hali, gece uykudan uyanma gibi uyku bozuklukları sıktır. Depresyon ve
anksiyete gibi psikolojik bozukluklar bu hastaların fizik tedavi polikliniğine
gelmesini geciktirmektedir.
‘Santral Sensitizasyon Sendromları’ olarak adlandırılan
kronik yorgunluk sendromu, irritabl barsak sendromu, gerilim tipi başağrısı,
migren, miyofasiyal ağrı sendromu, huzursuz bacak sendromu, premenstrüel
sendrom gibi hastalıklar fibromiyalji hastalarında mutlaka sorgulanmalıdır. Fibromiyalji
hastalarında bu sendromların bir veya birkaçı eşlik edebilir.
Fibromiyalji Tanısı:
Hastanın detaylı öyküsü ve fizik muayenesi fibromiyalji
tanısında esastır. Yaygın ağrıya eşlik eden hassas noktalar, yorgunluk,
başağrısı, karın ağrısı ve depresyon tanı kriterleri arasındadır.
Fibromiyalji tanısına özel laboratuvar ve görüntüleme
yöntemi bulunmamakla beraber yorgunluk, sabah tutukluğu, uyku patolojisi ve
barsak rahatsızlıkları açısından detaylı değerlendirme yapılmalı, iltihaplı
romatizma açısından kan sayımı, vitamin eksikliği açısından D ve B12 başta
olmak üzere vitamin tetkikleri, guatr açısından tiroid testleri, kansızlık
açısından kan sayımı, sistemik hastalıklar açısından biyokimya tetkikleri ek
olarak değerlendirilmelidir.
Fibromiyalji tedavisi:
Fibromiyalji birçok sistemi etkileyen ve etyolojisi kesin
bilinmeyen kronik hastalık olması nedeniyle tedavisi çok yönlüdür ve hasta
katılımı çok önemlidir.
Tedavinin temelini kişinin yaşam düzenini değiştirmek
oluşmaktadır. Egzersiz, diyet ve uyku-uyanıklık saatlerinin düzenlenmesi
tedavinin temelini oluşturmaktadır.
İlaç tedavisinde ağrı kesici ve kas gevşeticiler sıklıkla
kulanılmaktadır. Bunun yanısıra özellikle uyku bozukluğu ve psikolojik
semptomları olan hastalarda antidepresan ve antiepileptik ilaçlar eklenebilir.
Ancak tüm bu ilaçlar kısa süreli ve semptomlar takip edilerek kullanılmalıdır.
İlaç tedavisi kesin ve kalıcı tedavi yöntemi değildir. Ayrıca vitamin ve kan
yapıcı ilaçlar ile tedavi desteklenebilir.
Ağrıya yönelik fizik tedavi yöntemleri ve kaplıca
tedavileri oldukça etkili olup erken dönemde tedaviye ek yarar sağlamaktadır.
Son yıllarda geleneksel ve tamamlayıcı tıp yöntemleri de
seçili merkezlerde başarılı şekilde uygulanmaktadır. Akupunktur, ozon tedavisi,
hacamat-kupa uygulamaları, nöral terapi ile deneyimli hekimler ile çok başarılı
sonuçlar elde edilmektedir.